Çocuk Cinsel İstismarını da Mültecilere Saldırma Girişimlerini de Kınıyoruz!

Kayseri’de (#Suriyeli asıllı) 7 yaşında bir kız çocuğunun (Suriye asıllı) bir #erkek tarafından cinsel istismarının ortaya çıkmasının ardından, #Kayseri ve pek çok ilde Suriyelilere ait olduğu düşünülen ev ve iş yerlerine #mülteci karşıtı saldırılar gerçekleşti.

Çocuk cinsel istismarını da, insanlara saldırma ve linç etme girişimlerini de kınıyoruz.

Saldırıların ardından hükümetin en üst kademelerinden yapılan itiraf ve açıklamaları da şaşkınlık içinde izliyoruz.

İçişleri Bakanı Suriyeli insanlara saldıran 474 kişiden 285’inin #göçmenkaçakçılığı, yaralama, uyuşturucu, yağma, hırsızlık, mala zarar verme, #cinseltaciz, dolandırıcılık, tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma gibi birçok suçtan adli kaydının olduğunu açıkladı. Bu açıklama süregiden cezasızlık politikalarının bir itirafı da aynı zamanda. Daha da kaygı verici olan, #Meclis ‘e gelmesi an meselesi olan 9. Yargı Paketi ile #cinseltaciz ve #istismar da dahil pek çok suçtan hüküm giymiş olanlara getirilmesi planlanan af.

Yetkililer, saldırgan şahısların pek çok suç kaydı olduğunu (ve serbestçe gezdiklerini) ilan ediyor. Ve benzer suçlardan hüküm giymiş olanları torba yasalarla affa hazırlanıyor (!)
Cinsel istismara uğrayan kız çocuğunun da Suriyeli olduğunu belirtme ihtiyacı hissederlerken, mağdur çocuğun da mülteci olması, mülteci düşmanlarını sakinleştirmişe benzemiyor…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Ayrımcılık, ötekileştirme nefret diliyle insanları düşmanlaştırmak #AKParti siyasetinde kendine yer bulmamıştır” derken #İstanbulSözleşmesi ‘nden tam da Sözleşme’nin ayrımcılık karşıtı maddesinden dolayı çekildiğini unutmuş görünüyor veya unutturmak istiyor!

İstanbul Sözleşmesi 4. Madde (1. ve 3. Bölümler):

“1. Taraf Devletler, özel ve kamusal alanda herkesin, özellikle de kadınların, şiddetten uzak yaşama hakkını korumak ve bu hakkı sağlamak amacıyla gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

3. Taraf Devletler bu Sözleşme’nin hükümlerinin, özellikle de mağdurun haklarını korumaya yönelik tedbirlerin cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü gibi herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasını temin edeceklerdir.

Scroll to Top